Search

hat bemerkt

verb

hat bemerkt kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "has noticed" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz hat bemerkt kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " hat bemerkt ne demek?" veya " hat bemerkt nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

has noticed
has observed
has become aware of
has remarked
has commented
has stated

hat bemerkt ile Eşanlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler

Almanca dilinde "hat bemerkt" tanımı

Aradığınız "hat bemerkt" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Perfektform von 'bemerken'; etwas mit den Sinnen oder dem Verstand wahrgenommen oder erkannt haben.

DE: Anna hat das rote Auto bemerkt.

A1
EN: “Anna has noticed the red car.

DE: Der Lehrer hat bemerkt, dass ein Schüler fehlt.

A2
EN: “The teacher has noticed that a student is missing.

DE: Er hat bemerkt, dass sich die Stimmung im Raum plötzlich verändert hat.

B1
EN: “He has noticed that the atmosphere in the room has suddenly changed.
#2

Perfektform von 'bemerken'; eine Äußerung oder einen Kommentar gemacht haben.

DE: Papa hat bemerkt: 'Es ist spät.'

A1
EN: “Dad remarked: 'It's late.'

DE: Sie hat bemerkt, dass das Essen sehr gut schmeckt.

A2
EN: “She remarked that the food tastes very good.

DE: Der Kritiker hat in seiner Rezension bemerkt, dass dem Film die Tiefe fehle.

B1
EN: “The critic remarked in his review that the film lacks depth.

hat bemerkt ile Yazımı Benzeyen Kelimeler